Biyolojik lifting, ciltteki yaşlanma belirtilerini azaltarak zamanla ortaya çıkmaya başlayan sarkmaları azaltmaya yüzü yeniden lift etmeye yönelik özel bir tedavi yöntemidir. Bu yenilikçi uygulama, özellikle yüz, boyun ve dekolte bölgelerindeki cilt problemlerini hedef alır. Cildin doğal gençlik görünümünü geri kazandırmaya yardımcı olur. Gençlik aşısı olarak da adlandırılabilmektedir.
Biyolojik lifting, ciltteki yaşlanma belirtilerini azaltmak ve cildi gençleştirmek amacıyla kullanılan, doğal bir tedavi yöntemidir. Bu yenilikçi uygulama, cildin kendi kendini yenileme sürecini destekleyerek, yaşlanma belirtilerini en aza indirir. Halk arasında ligament aşısı olarak da bilinen bu tedavi, ciltte lifting sağlayan, cilt elastikiyetini artıran, kollajen üretimini teşvik eden ve cildin doğal yapısını güçlendiren özel bir mezoterapi tekniğidir.
Biyolojik lifting, Selaginella Lepidophylla bitkisinden elde edilen trehaloz ve hyaluronik asit gibi güçlü içeriklerin birleşimiyle cildin alt tabakalarına enjekte edilerek kolajen ve elastin üretimini artıran, cilt nemini dengeleyen ve mikro sirkülasyonu iyileştiren yenileyici bir tedavidir. Amino asitler, vitaminler, mineraller ve peptitlerle zenginleştirilen bu uygulama; ince çizgiler, sarkma, kırışıklık ve cilt tonu düzensizlikleri gibi yaşlanma belirtilerini azaltır. Genellikle yüz, boyun, dekolte ve ellere uygulanır. İlk seanstan itibaren etkisini göstermeye başlar ve cilt yapısına göre 4 ay ila 1 yıl arasında kalıcılık gösterir. En iyi sonuçlar için ilk seanstan bir ay sonra ikinci uygulama sonrasında etkinin devamı için 4-6 ayda bir idame uygulama önerilir.
Biyolojik lifting aşısı uygulaması öncesinde dermatologlar tarafından cilt analizi yapılmaktadır. Kişinin yaşına, cilt yapısına ve ihtiyaçlarına uygun bir plan oluşturulmaktadır. İşlem öncesinde uygulama bölgesi sterilize edilmekte, hassas cilt yapısına sahip kişiler için lokal anestezik krem sürülmektedir. Yaklaşık 15-30 dakika bekletilmektedir. Sonrasında yüzde belirlenen cildin asıcı bağları olan ligament noktalarına özel içeriğe sahip karışım, çok ince iğnelerle mezoterapi uygulamasına göre daha deri şekilde enjekte edilmektedir.
Uygulama yaklaşık 10-20 dakika sürer ve işlem sonrasında hasta hemen günlük hayatına dönebilmektedir. Enjeksiyon sonrası ciltte hafif kızarıklık, noktasal kabarıklık ya da hassasiyet oluşabilmektedir. Ancak bu etkiler genellikle birkaç saat içinde kendiliğinden geçer. Bu pratik ve minimal invaziv işlem, cildin asıcı bağlarını onarıp güçlendirerek kolajen üretimini uyararak zamanla daha sıkı, parlak ve genç bir görünüm elde edilmesini sağlar.
Lifting aşısı sonrası ilk gün makyaj yapılmaması ve doğrudan güneş ışığına maruz kalınmaması önerilmektedir. Tedavinin etkileri ilk seanstan sonra hissedilmeye başlar ve sonraki haftalarda giderek belirginleşir. Biyolojik lifting nedir sorusuna verdiğimiz yanıtta da belirttiğimiz gibi, yıllık seans sayısı ortalama 3-4 adettir ama tabi cilt kalitesine hasta yaşına göre bu sayı değişebilir. Genç ciltlerde 2, orta yaşta 2-3, yıpranmış ciltlerde ise 3-5 seans uygulama önerilmektedir. Seanslar 2-4 hafta arayla gerçekleştirilmektedir.
Botoks, gençlik aşısı ve dolgu gibi diğer estetik uygulamalarla birlikte kullanılabilen biyolojik lifting, kollajen üretimini destekleyerek doğal bir germe etkisi sağlar. Önemle belirtmek gerekir ki bu uygulama dolgu maddesi içermez ve dolgu yerine kullanılamaz.

Biyolojik lifting, ciltte yaşlanma belirtilerini azaltmak isteyenler için etkili ve güvenli bir yöntemdir. Ancak her dermokozmetik işlemde olduğu gibi, bu uygulamanın da uygunluk kriterleri vardır. İşte bu yöntemin kimler için uygun olduğu ve kimlerin kaçınması gerektiği:
Şüphesiz, her tedavi seçeneğinde olduğu gibi biyolojik lifting uygulamasında da kişiye özel bir yaklaşım benimsenmelidir. Uygun adaylar için hızlı iyileşme süresi ve minimal yan etkileriyle büyük avantaj sağlar. Eğer sizde lifting aşısı yaptırmayı düşünüyorsanız, bizimle telefon aracılığı ile iletişime geçebilir, iletişim formu üzerinden mesajınızı bırakabilir ya da bizi kliniğimizde ziyaret edebilirsiniz.
Biyolojik lifting, ciltteki sarkmaları ve yaşlanma belirtilerini azaltan ve cildi gençleştiren doğal bir tedavi yöntemidir. Kırışıklıklar, sarkmalar, ince çizgiler ve cilt tonu düzensizlikleri gibi sorunları hedefler.
Aşı içeriğinde trehaloz molekülü, hyalüronik asit, peptitler, amino asitler, vitaminler ve mineraller bulunmaktadır. Bu bileşenler cildin nem dengesini korur ve yenilenme sürecini destekler.
Etkiler genellikle ilk seanstan sonra hissedilmeye başlar ve sonraki haftalarda belirginleşir. Sonuçlar kişinin cilt yapısına ve yaşına bağlı olarak 6 ay ila 1 yıl arasında sürer.
20 yaş üzeri, kırışıklık, sarkma ve cilt tonu eşitsizliği yaşayan kişiler için uygundur. Hamile veya emziren kadınlar, cilt enfeksiyonu veya alerjisi olanlar ve otoimmün hastalığı bulunanlar için uygun değildir.
Haber, Duyuru, ve her türlü gelişmeden haberdar olmak için e-bülten aboneliğini yaptırınız