Somon DNA tedavisi, cilt gençleştirme dünyasında devrim yaratan etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Denizlerin en faydalı balıklarından biri olan somon balığının kan ve sperminden elde edilmektedir. Somon DNA, adeta bir gençlik iksiri görevi görerek, özellikle 35 yaş ve üzerindeki kişilerde tercih edilmektedir.
İnsan vücudunun yaşlanma sürecinde DNA tamir sistemimizin bozulması ve yetersiz çalışması önemli rol oynar. Somon DNA (Newest®), bu noktada devreye giren, somon balığından elde edilen özel bir formülasyondur. Doğada insan DNA'sına en çok benzeyen yapı, somon balığının DNA'sıdır. Bu benzerlik sayesinde cildi yenileme ve onarma konusunda son derece etkilidir.
Somon dna nedir sorusunun teknik cevabı, somon balığının kan ve spermlerinden elde edilen polinükleotidler ile saf hyalüronik asitin birleşiminden oluşan bir enjeksiyon uygulamasıdır. İçeriğinde:
bulunmaktadır. Aminoasitler, yeni hücre oluşumlarının yapı taşlarıdır. Vücudumuz kendi kendine aminoasit üretememektedir. Bu nedenle cildin ihtiyacı olan proteinlerin yapı taşı aminoasitleri dışarıdan almamız gerekmektedir. Somon dna serum içeriğinde yer alan bu bileşenler, cildin moleküler yapısını besleyerek ihtiyacı olan hücresel yapı bloklarını yeniler.
Ayrıca polinükleotid maddesi ciltteki hücre yapımını destekleyen ve gençleşmesine yardımcı olan bir moleküldür. Bu moleküller vücudun tamamen doğal bileşenleri olduğu için güvenli bir tedavi olarak kabul edilmektedir. Somon DNA uygulaması Bio-Pharmaceutical tarafından geliştirilen patentli bir uygulamadır ve cilt yenileme üzerindeki etkileri kanıtlanmıştır.
Cilt bakımı dünyasında Somon DNA (Plinest®) uygulaması, sunduğu çok yönlü faydalarla öne çıkmaktadır.
Somon dna tedavisi etkilerinin görülme süresi kişisel cilt özelliklerine, yaşam tarzına ve bakım rutinine bağlı olarak değişir. Genellikle tedavi etkisi 6 ay ile 1 yıl arasında sürer. Uzun süreli etkinlik için 3 seanslık bir tedavi kürü önerilmektedir. Tedavi kürünün etkinliği ise 1-2 yıl arasında değişmektedir. Her yıl uygulamanın tekrarlanması tavsiye edilmektedir.
İlk uygulamadan itibaren fibroblast adı verilen hücrelerde kolajen sentezinde artış ve ciltte sıkılaşma görülmektedir. 3-4 ay gibi kısa bir sürede daha genç ve dolgun görünen bir cilde kavuşulabilmektedir. Hyalüronik asit, cildi nemle doyurarak kırışıklıklarda gözle görülür bir azalmaya neden olur. Böylelikle cilt daha sıkı ve dolgun bir hal alır.

Her ne kadar Somon DNA (Rejuran®) tedavisi birçok kişi için güvenli olsa da, bazı durumlarda uygulanması önerilmemektedir. Güvenliğiniz için bu tedaviye başlamadan önce sağlık durumunuzu uzmanınızla paylaşmanız önemlidir.
Somon DNA tedavisinin uygulanmaması gereken durumlar şunlardır:
Ayrıca kronik ciddi hastalığı olanlar için de bu tedavi uygun değildir.
Somon DNA uygulaması genel olarak sağlık açısından risk taşımayan ve ciddi yan etkileri olmayan bir tedavidir. Bununla birlikte, cilt tipine ve hassasiyetine bağlı olarak bazı hafif etkiler görülebilmektedir. Bu etkiler genellikle uygulama sonrası hafif kızarıklık, kaşıntı, yanma hissi, ödem ve iğne ucu kaynaklı morluklardır. Hassas ciltlerde ortaya çıkan bu belirtiler çoğunlukla bir gün içinde, en fazla bir hafta içerisinde kendiliğinden geçmektedir.
Somon DNA serum uygulamasının etkileri, kişinin çalışma ve sosyal hayatını etkileyecek düzeyde olmadığından, tedavi sonrası normal yaşantınıza devam edebilirsiniz. Yan etkilerin minimum düzeyde olması, somon dna faydaları ile birlikte değerlendirildiğinde, uygun adaylar için tercih edilebilir bir tedavi yöntemi olduğunu göstermektedir.
Nadir durumlarda alerjik reaksiyonlar veya enfeksiyonlar görülebilmektedir. Ancak bu riskleri en aza indirmek için deneyimli ve sertifikalı uzmanlara başvurmak önemlidir. İlk uygulamada birkaç enjeksiyon yapılıp beklenmesi, olası reaksiyonları gözlemlemek açısından faydalı olacaktır.
Sonuç olarak, Somon DNA tedavisi cilt gençleştirme ve yenileme alanında etkili bir çözüm sunmaktadır. İnsan DNA'sına benzerliği sayesinde, cildin yenilenmesini hızlandırır ve kolajen üretimini tetikleyerek kırışıklıkları azaltır. Özellikle 35 yaş üstü kişilerde tercih edilen bu tedavi, cilt nemini arttırarak elastikiyeti geliştirir. Yaşlanma belirtilerini de gözle görülür şekilde hafifletir. Somon DNA Tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak veya randevu oluşturmak için bizimle telefon aracılığı ile iletişime geçebilir, iletişim formu üzerinden mesaj gönderebilir ya da bizi kliniğimizde ziyaret edebilirsiniz.
Etkileri genellikle 6 ay ile 1 yıl arasında sürer. Ancak bu süre, kişinin cilt yapısına, yaşına ve yaşam tarzına bağlı olarak değişebilir. Uzun süreli etkinlik için 3 seanslık bir tedavi kürü önerilir ve her yıl tekrarlanması tavsiye edilir.
Bu tedavi, hamile kadınlar, bazı kalp ve damar hastalığı olanlar, kanser hastaları, 18 yaşından küçükler ve kronik ciddi hastalığı olanlar için uygun değildir. Tedaviye başlamadan önce bir uzmana danışmak önemlidir.
Cildin nem dengesini destekler, kolajen üretimini tetikler, ince çizgileri ve kırışıklıkları azaltır, cilt tonunu eşitler, yaraların ve yanık izlerinin iyileşmesine yardımcı olur, akne izlerini azaltır ve cildi dış etkenlere karşı daha dirençli hale getirir. Rozasea ve melazma gibi dermatolojik problemi olan hastalarda, göz etrafı problemlerinde, boyun çizgilerinde oldukça etkilidir.
Tedavi sonrası ilk 24 saat içinde duş alınmamalı, spor yapılmamalı ve aşırı sıcaktan kaçınılmalıdır. Ayrıca hamam, sauna ve solaryum gibi yüksek ısı kaynaklarından uzak durulmalıdır. Bu önlemler, tedavinin etkisini optimize etmeye yardımcı olur.
Genellikle güvenli bir tedavidir, ancak bazı hafif yan etkiler görülebilir. Bunlar arasında uygulama sonrası hafif kızarıklık, kaşıntı, yanma hissi, ödem ve iğne ucu kaynaklı morluklar yer alır. Bu belirtiler çoğunlukla bir gün içinde, en fazla bir hafta içerisinde kendiliğinden geçer.
Haber, Duyuru, ve her türlü gelişmeden haberdar olmak için e-bülten aboneliğini yaptırınız